Altın alırken kimlik istenmesi birçok müşteriyi şaşırtır: "Parasını ödüyorum, kimliğimi neden veriyorum?" Cevap kuyumcunun tercihinde değil, mevzuattadır. Kuyumcular 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yükümlüdür ve belirli işlemlerde müşterisinin kimliğini işlemden önce tespit etmek zorundadır. Bu yazı kuyumcuya değil, tezgâhın önündeki kişiye yazıldı: hangi tutarda kimlik gerekir, kimliğinizin fotokopisi alınabilir mi, bilgileriniz ne kadar süre saklanır, kimlik vermek istemezseniz ne olur ve "kolay olsun" diye önerilen hangi yöntemler mevzuata uymaz. Cevapların dayandığı kanun veya yönetmelik maddeleri yanlarında yer alıyor.
Özet
- Kuyumcu, işlem tutarı ya da birbiriyle bağlantılı işlemlerin toplamı 370.000 TL veya üzerinde1 olduğunda kimliğinizi işlemden önce tespit etmek zorundadır (Tedbirler Yönetmeliği md. 5). Kural altın alırken de bozdururken de aynıdır.
- Kimlik tespiti belgenin aslı (veya noterce onaylanmış sureti) üzerinden yapılır; kuyumcu belgenin okunabilir fotokopisini veya elektronik görüntüsünü alabilir ya da kimliğe ilişkin bilgileri kaydedebilir (md. 6).
- Bu işleme bir kanuni yükümlülüğe dayandığı için açık rızanız aranmaz; buna karşılık verinizin neden ve nasıl işlendiği konusunda aydınlatılma hakkınız vardır (KVKK md. 5 ve md. 10).
- Kimlik tespitine ilişkin belgeler son işlem tarihinden itibaren 8 yıl saklanır (5549 sayılı Kanun md. 8).
- Kimlik tespiti yapılamıyorsa kuyumcu işlemi gerçekleştiremez (Tedbirler Yönetmeliği md. 22).
- Kimliği WhatsApp'tan göndermek, işlemi parçalara bölmek veya işlemi başkasının adına yaptırmak gibi kısa yollar hem sizi hem kuyumcuyu hukuki riske sokar.
1. Kuyumcu neden kimlik ister?
5549 sayılı Kanun'un 3. maddesi yükümlülere açık bir görev verir: kendileri nezdinde yapılan veya aracılık ettikleri işlemlerde, işlem yapılmadan önce, işlem yapanların ve nam veya hesaplarına işlem yapılanların kimliklerini tespit etmek. Kimlerin yükümlü olduğunu Tedbirler Yönetmeliği'nin 4. maddesi sayar; "kıymetli maden, taş veya mücevher alım satımı yapanlar ile bu işlemlere aracılık edenler" bu listededir. Aynı listede kambiyo mevzuatındaki yetkili müesseseler, yani döviz büroları da yer alır; kuyumcu, sarraf ve döviz büroları bankalarla aynı kanunun muhatabıdır.
5549 sayılı Kanun'un amacı, suç gelirlerinin aklanmasının önlenmesidir. Kimlik istenmesi size yönelik bir şüphe anlamına gelmez; aynı tutardaki her işlemde, her müşteriye uygulanan bir kuraldır. Yükümlülüklerin tamamını kuyumcu tarafından okumak isterseniz MASAK uyum sayfası bütün resmi verir.
2. Hangi tutarda kimlik zorunlu?
Tedbirler Yönetmeliği'nin 5. maddesi kuyumcuyu ilgilendiren dört durum sayar:
- Tutar eşiği: İşlem tutarı ya da birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplam tutarı 370.000 TL veya üzerinde olduğunda.
- Sürekli iş ilişkisi: Kuyumcuyla devamlılık taşıyan bir iş ilişkisi kurulurken, tutara bakılmaksızın.
- Şüphe: Şüpheli işlem bildirimini gerektiren durumlarda, tutara bakılmaksızın.
- Bilgilerin doğruluğu: Daha önce alınan kimlik bilgilerinin yeterliliği ve doğruluğu konusunda şüphe olduğunda, tutara bakılmaksızın.
Üç ayrıntı pratikte fark yaratır. Birincisi, maddede "veya üzerinde" dendiği için eşik tutarın kendisi dahildir: tam 370.000 TL'lik işlemde de kimlik tespiti yapılır. İkincisi, eşik tek bir fişe değil bağlantılı işlemlerin toplamına bakar; aynı alışverişi iki parçaya bölmek sonucu değiştirmez. Üçüncüsü, kural işlemin yönüne göre değişmez: altın alırken de, elinizdeki altını bozdururken de aynı eşik geçerlidir.
370.000 TL'nin kaç gram altına karşılık geldiği sabit değildir, günün fiyatına göre değişir; güncel seviyeyi has altın fiyatı sayfasından görebilirsiniz. Eşik tutarı da yıllar içinde güncellenmiştir (en son 7 Ekim 2026'da); işlem anında geçerli rakam için resmî mevzuat esastır. Kimlik tespitinin kuyumcu tarafındaki uygulamasını MASAK kimlik tespiti sayfasında bulabilirsiniz.
3. Eşiğin altında benden bilgi istenebilir mi?
Eşiğin altındaki bir işlemde, yukarıdaki diğer üç durum yoksa MASAK mevzuatı kimlik tespiti zorunluluğu getirmez. Ancak kuyumcunun belge düzeni ayrı bir mevzuata, Vergi Usul Kanunu'na tabidir ve oradan gelen bilgi talepleri kimlik tespitiyle karıştırılmamalıdır:
- Satın alırken fatura: Vergi Usul Kanunu'nun 230. maddesine göre faturada müşterinin adı ve adresi bulunur; 231. maddesine göre fatura düzenleyenin istemesi hâlinde müşteri kimliğini gösterir belgeyi ibraz etmek zorundadır. 2026 yılında işlenmiş kıymetli maden ve taş satışlarında fatura düzenleme haddi 36.000 TL'dir (Vergi Usul Kanunu md. 232 ve 514 Sıra No.lu Genel Tebliğ); bu tutarın üzerindeki satışta siz istemeseniz de fatura düzenlenir.
- Bozdururken gider pusulası: Vergi mükellefi olmayan bir kişi altınını kuyumcuya sattığında belgeyi kuyumcu düzenler. Vergi Usul Kanunu'nun 234. maddesine göre gider pusulası satanın adını, soyadını ve adresini içerir ve satana imzalatılır; uygulamada belgeye T.C. kimlik numarası da yazılır. Belgenin ayrıntısını kuyumcu gider pusulası nasıl düzenlenir yazısında anlattık.
- Ödeme şekli: Vergi mevzuatındaki tevsik zorunluluğu gereği belirli bir tutarı aşan tahsilat ve ödemeler banka, ödeme kuruluşu veya PTT aracılığıyla yapılır. Bu sınır 30.000 TL'dir (459 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği, 575 Sıra No.lu Tebliğ ile değişik) ve dönem dönem yeniden belirlenir; güncel tutar için Gelir İdaresi Başkanlığı'nın yayınları esas alınır.
Kısacası eşiğin altında sizden istenen ad, soyad, adres ve kimlik numarası gibi bilgiler belgeye yazılmak içindir; MASAK anlamında kimlik tespiti ise ayrı bir işlemdir ve yukarıdaki dört durumdan biri gerçekleştiğinde yapılır.
4. Hangi belge geçerli, hangi bilgiler alınır?
Tedbirler Yönetmeliği'nin 6. maddesi hem alınacak bilgileri hem de bu bilgilerin hangi belgeyle teyit edileceğini sayar.
Alınan bilgiler: ad, soyad, doğum tarihi, uyruk, kimlik belgesinin türü ve numarası, adres, imza örneği, iş ve mesleğe ilişkin bilgiler, varsa telefon numarası ve elektronik posta adresi; Türk vatandaşları için ayrıca T.C. kimlik numarası, Türk uyruklu olmayanlar için doğum yeri.
Teyit için kabul edilen belgeler:
| Müşteri | Kabul edilen belge |
|---|---|
| Türk vatandaşı | T.C. kimlik kartı (nüfus cüzdanı), T.C. sürücü belgesi, pasaport veya üzerinde T.C. kimlik numarası bulunan ve özel kanununda resmî kimlik hükmünde olduğu açıkça belirtilen kimlik belgesi |
| Türk uyruklu olmayan | Pasaport, ikamet belgesi veya Bakanlıkça uygun görülen kimlik belgesi |
Kuyumcunun mesleğinizi sorması da bu maddeden gelir; "iş ve mesleğe ilişkin bilgiler" alınması gereken bilgiler arasındadır.
5. Kimliğimin fotokopisi veya fotoğrafı alınabilir mi?
Evet. Yönetmelik'in 6. maddesi, teyide esas kimlik belgesinin aslının (veya noterce onaylanmış suretinin) ibrazından sonra "okunabilir fotokopisi veya elektronik görüntüsü alınır yahut kimliğe ilişkin bilgiler kaydedilir" der. Yani kuyumcu üç yoldan birini seçebilir: fotokopi almak, elektronik görüntü almak veya yalnızca bilgileri kaydetmek. Hangisi seçilirse seçilsin ilk şart değişmez: teyit, belgenin aslı veya noterce onaylanmış sureti üzerinden yapılır.
Kişisel verilerin korunması yönünden tablo şöyledir:
- Açık rıza aranmaz. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (KVKK) 5. maddesine göre veri işlemenin kanunlarda açıkça öngörülmesi veya veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması hâlinde açık rıza aranmaz. Kimlik tespiti tam olarak böyle bir yükümlülüktür.
- Aydınlatma zorunludur. KVKK'nın 10. maddesi uyarınca kuyumcu, verinizi elde ederken kim olduğunu, verinin hangi amaçla işleneceğini, kimlere ve hangi amaçla aktarılabileceğini, toplama yöntemini ve hukuki sebebini ve haklarınızı size bildirmek zorundadır.
- Ölçülülük ilkesi geçerlidir. KVKK'nın 4. maddesi, kişisel verinin işlendiği amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olmasını şart koşar.
Eski tip nüfus cüzdanlarında din hanesi, eski sürücü belgelerinde kan grubu bulunabilir. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 2019/294 sayılı kararında kan grubu ve din bilgisi içeren arkalı önlü kimlik görüntüsünü özel nitelikli kişisel veri saymıştır. KVKK'nın 6. maddesi özel nitelikli verilerin işlenmesinde, Kurulun belirlediği yeterli önlemlerin alınmasını ayrıca arar.
6. Bilgilerim ne kadar saklanır, kim görebilir?
5549 sayılı Kanun'un 8. maddesi ve Tedbirler Yönetmeliği'nin 46. maddesi uyarınca kuyumcu, kimlik tespitine ilişkin belge ve kayıtları son işlem tarihinden itibaren sekiz yıl saklamak ve istenmesi hâlinde yetkililere ibraz etmek zorundadır. Bu, kuyumcunun kendi tercihiyle kısaltabileceği bir süre değildir.
Saklama süresince kuyumcu, KVKK'nın 12. maddesi gereği verinizin hukuka aykırı işlenmesini ve verinize hukuka aykırı erişilmesini önlemek için gerekli teknik ve idari tedbirleri almakla yükümlüdür. Aynı madde iki güvence daha içerir: veriyi öğrenen kişiler onu kanuna aykırı olarak başkasına açıklayamaz ve bu yükümlülük görevden ayrıldıktan sonra da devam eder; verinin kanuni olmayan yollarla başkalarının eline geçmesi hâlinde kuyumcu durumu en kısa sürede size ve Kurula bildirir.
KVKK'nın 11. maddesinin size tanıdığı hakların başlıcaları şunlardır: verinizin işlenip işlenmediğini öğrenmek, işlenmişse bilgi talep etmek, işlenme amacını ve amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenmek, aktarıldığı üçüncü kişileri bilmek, eksik veya yanlış işlenmişse düzeltilmesini istemek ve kanuna aykırı işleme nedeniyle zarara uğramışsanız zararın giderilmesini talep etmek. Silme talebi ise KVKK'nın 7. maddesindeki şarta, yani işlemeyi gerektiren sebebin ortadan kalkmasına bağlıdır. Kimlik tespitine ilişkin belge ve kayıtlar bakımından, sekiz yıllık kanuni saklama yükümlülüğü sürdüğü sürece bu sebep ortadan kalkmış sayılmaz; bu kapsamın dışındaki verileriniz için silme talebinde bulunabilirsiniz. Süre dolduğunda ve veriyi tutmayı gerektiren başka bir hukuki sebep kalmadığında veri silinir, yok edilir veya anonim hâle getirilir. Aydınlatma yükümlülüğünün ve bu hakların istisnaları Kanun'un 28. maddesinde sayılmıştır; zararın giderilmesini talep hakkı bu istisnaların dışındadır. Şüpheli işlem bildiriminde bulunulduğu ise 5549 sayılı Kanun'un 4. maddesi gereği işleme taraf olanlara açıklanamaz.
7. Kimlik vermek istemezsem ne olur?
Tedbirler Yönetmeliği'nin 22. maddesi açıktır: yükümlüler, kimlik tespiti yapamadıkları durumlarda iş ilişkisi tesis etmez ve kendilerinden talep edilen işlemi gerçekleştirmez. Yani eşiğe ulaşan bir işlemde kimlik göstermezseniz kuyumcunun işlemi yapma imkânı yoktur; bu bir inisiyatif değil, yükümlülüktür. Aynı madde kuyumcuya, bu durumun şüpheli işlem olup olmadığını ayrıca değerlendirme görevi de verir.
Kuyumcunun "bu seferlik kimliksiz yapalım" diyememesinin nedeni de budur: kimlik tespiti yükümlülüğünün ihlali idari para cezasına tabidir (5549 sayılı Kanun md. 13). 2026 yılı tutarlarını MASAK idari para cezaları yazısında bulabilirsiniz.
8. Altını başkası için alıyorsam ne yapmalıyım?
Kendi paranızla bir yakınınıza hediye almak, kendi adınıza ve kendi hesabınıza yaptığınız bir işlemdir. Durum, parayı bir başkası verdiyse ve altını onun talimatıyla, onun hesabına alıyorsanız değişir. 5549 sayılı Kanun'un 15. maddesine göre kimlik tespitini gerektiren işlemlerde kendi adına fakat başkası hesabına hareket eden kişi, işlemi yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini kuyumcuya yazılı olarak bildirmek zorundadır. Bildirmeyen kişi altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır.
Bu yükümlülük kuyumcunun değil, sizindir. Beyan verdiğinizde Tedbirler Yönetmeliği'nin 17. maddesi gereği hem sizin kimliğiniz ve yetki durumunuz hem de hesabına hareket ettiğiniz kişinin kimliği tespit edilir. Ayrıntılar başkası hesabına işlem beyanı yazısındadır.
9. Paranın kaynağı neden sorulur?
Her işlemde sorulmaz. Tedbirler Yönetmeliği'nin 18. maddesi, karmaşık ve olağandışı büyüklükteki işlemler ile görünürde makul hukuki ve ekonomik amacı bulunmayan işlemlerde kuyumcuya işlemin amacı hakkında yeterli bilgi edinme görevi verir. 26/A maddesi ise yüksek riskli durumlarda işleme konu malvarlığının ve fonların kaynağı hakkında mümkün olduğu ölçüde bilgi edinilmesini sıkılaştırılmış tedbirler arasında sayar. Yönetmelik'in 22. maddesine göre iş ilişkisinin amacı hakkında yeterli bilgi edinilemiyorsa iş ilişkisi kurulmaz ve işlem yapılmaz; fon kaynağı hakkında bilgi vermekten kaçınmak ise MASAK'ın kuyumcular için yayımladığı rehberde şüpheli işlem göstergeleri arasındadır. Kuyumcunun bu soruyu ne zaman ve nasıl sorması gerektiğini fon kaynağı sorgulama yazısında ele aldık.
10. Kolay görünen ama mevzuata uymayan 7 kısa yol
İşlemi hızlandırmak için önerilen bazı yöntemler çözüm gibi görünür, ancak ya mevzuata aykırıdır ya da yükümlülüğü ortadan kaldırmaz. Aşağıdakilerden biri size önerilirse veya aklınıza gelirse, dayanağını bilmeniz yeterlidir.
| Kısa yol | Neden sorunlu | Dayanak |
|---|---|---|
| "Kimliğinizin fotoğrafını WhatsApp'tan gönderin" | Kimlik tespiti belgenin aslının ibrazıyla yapılır; mesajla gelen fotoğraf aslın yerini tutmaz. Görsel ayrıca alıcının cihazına kopyalanır. | Tedbirler Yön. md. 6; KVKK md. 4, md. 12 |
| "İki fişe bölelim, kimlik gerekmesin" | Eşik, bağlantılı işlemlerin toplamı üzerinden hesaplanır; bölmek yükümlülüğü kaldırmaz, ayrıca şüphe göstergesidir. | Tedbirler Yön. md. 5, md. 27 |
| "İşlemi eşinizin veya arkadaşınızın adına yazalım" | İşlemi fiilen yapanın kimliği tespit edilmelidir; başkası hesabına hareket edildiği yazılı olarak beyan edilmezse ayrıca suç oluşur. | 5549 sayılı Kanun md. 3, md. 13, md. 15 |
| "Bu seferlik kimliksiz yapalım" | Kimlik tespiti yapılamayan işlem gerçekleştirilemez. | Tedbirler Yön. md. 22; 5549 sayılı Kanun md. 13 |
| "Şu rıza formunu imzalayın, yeter" | Kanuni yükümlülüğe dayanan işleme için açık rıza aranmaz; rıza formu aydınlatmanın yerini tutmaz. | KVKK md. 5, md. 10 |
| "Fotoğraf personelin telefonunda dursun" | Veri sorumlusu, veriye hukuka aykırı erişimi önleyecek tedbirleri almak zorundadır. | KVKK md. 12 |
| "Ne olur ne olmaz, hiç silmeyelim" | Veri, mevzuatta öngörülen veya amaç için gerekli süre kadar saklanır; saklama sebebi kalmayınca silinir. | KVKK md. 4, md. 7, md. 17 |
WhatsApp ile kimlik göndermek. İki ayrı sorun vardır. Birincisi MASAK tarafındadır: Yönetmelik'in 6. maddesi kimlik bilgilerinin doğruluğunun, belgenin aslı veya noterce onaylanmış sureti üzerinden teyit edilmesini arar; mesajla gönderilen bir fotoğraf bu ibrazın yerini tutmaz. İkinci sorun KVKK tarafındadır (md. 4 ve md. 12): mesajla gönderilen görsel alıcının telefonuna, çoğu zaman galerisine ve kişisel bulut yedeğine kopyalanır; bir gruba gönderilmişse gruptaki herkesin cihazına iner. Bu noktadan sonra ne siz ne de kuyumcu görselin kaç kopyası olduğunu bilebilir. İşletme içi WhatsApp gruplarında kimlik dolaştırmanın sonuçlarını WhatsApp ile kimlik paylaşımının riskleri yazısında ayrıntılı anlattık.
İşlemi bölmek. Yönetmelik'in 5. maddesi "birbiriyle bağlantılı birden fazla işlemin toplam tutarı" der; 27. maddesi de şüphenin gerektiğinde birden çok işlem bir arada ele alınarak değerlendirileceğini belirtir. MASAK'ın kuyumcular için yayımladığı Şüpheli İşlem Bildirim Rehberi, tespit ve bildirimlerden kaçınmak amacıyla, mantıklı bir gerekçe olmaksızın bölünen işlemleri şüpheli işlem tipleri arasında sayar. Bölme talebi kimlik tespitini ortadan kaldırmaz; tersine, tutara bakılmaksızın kimlik tespiti gerektiren "şüphe" hâlini gündeme getirir.
Başkasının adına işlem. İşlemi fiilen yapan kişinin yerine bir başkasının adının yazılması, kimlik tespiti yükümlülüğünün ihlalidir (5549 sayılı Kanun md. 3 ve md. 13). Bir yakınınız sizin paranızla ve sizin hesabınıza kendi adına işlem yapar ve bunu yazılı olarak bildirmezse ayrıca 15. maddedeki suç oluşur; cezası altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
Kimliksiz işlem. Yönetmelik'in 22. maddesi kimlik tespiti yapılamayan işlemin gerçekleştirilmesini yasaklar; kuyumcu yönünden ihlal ayrıca 5549 sayılı Kanun'un 13. maddesindeki idari para cezasına tabidir. Ayrıntısı 7. bölümdedir.
Rıza formuyla her şeyi çözmek. Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 2 Ağustos 2018'de yayımladığı karar özetinde, kanundaki diğer işleme şartlarından biri mevcutken açık rıza alınmasının ilgili kişinin yanıltılması ve hakkın kötüye kullanılması anlamına geleceğini; hizmetin açık rıza şartına bağlanmasının ise rızayı sakatlayacağını belirtmiştir. Kurulun 18 Şubat 2026 tarihli ve 2026/347 sayılı ilke kararı da açık rıza metni ile aydınlatma metninin ayrı ayrı düzenlenmesini zorunlu kılar. Kimlik tespitinin dayanağı rıza değil kanuni yükümlülüktür; size yapılması gereken aydınlatmadır. Kimlik tespitiyle aynı sırada sizden ayrıca bir açık rıza istenirse bunun hangi veri ve hangi amaç için olduğunu sorabilirsiniz: KVKK'nın 3. maddesine göre açık rıza belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan rızadır. Açık rıza, 5. maddede sayılan diğer işleme şartlarından hiçbirinin bulunmadığı işlemeler için istenir.
Kişisel telefonda saklamak. KVKK'nın 12. maddesi veri güvenliğini veri sorumlusuna, yani işletmeye yükler; verinin bir çalışanın kişisel cihazında durması bu sorumluluğu çalışana devretmez. Kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi, başkasına verilmesi veya yayılması ayrıca suçtur: Türk Ceza Kanunu'nun 135. maddesi hukuka aykırı kaydetmeyi bir yıldan üç yıla, 136. maddesi hukuka aykırı olarak başkasına vermeyi, yaymayı veya ele geçirmeyi iki yıldan dört yıla kadar hapisle cezalandırır; 137. madde, suçun belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenmesi hâlinde cezanın yarı oranında artırılmasını öngörür.
Süresiz saklamak. 5549 sayılı Kanun sekiz yıllık saklamayı zorunlu kılar; bu süre dolduktan ve veriyi tutmayı gerektiren başka bir hukuki sebep kalmadıktan sonra saklamaya devam etmek KVKK'nın 4. ve 7. maddelerine aykırıdır. KVKK'nın 4. maddesi verinin ilgili mevzuatta öngörülen veya işlendiği amaç için gerekli olan süre kadar muhafaza edilmesini ister; 17. maddesi, 7. maddeye aykırı olarak veriyi silmeyenlerin Türk Ceza Kanunu'nun 138. maddesine göre cezalandırılacağını belirtir. Bu maddede öngörülen ceza bir yıldan iki yıla kadar hapistir.
Tezgâhta 6 soruluk kontrol
- Kimliğim belgenin aslı üzerinden mi doğrulandı, yoksa mesajla fotoğrafı mı istendi?
- Verimin neden ve hangi hukuki sebeple alındığı bana söylendi mi (aydınlatma)?
- Fotokopi veya görüntü alındıysa nerede saklanacağı belli mi; bir çalışanın kişisel telefonunda mı kaldı?
- İşlemi kendi hesabıma mı yapıyorum; değilse yazılı beyan verdim mi?
- İşlemi bölmem veya başkasının adına yaptırmam önerildi mi?
- Aldığım fatura veya imzaladığım gider pusulası gerçek tutarı ve gerçek tarafı gösteriyor mu?
Bu soruların doğru cevapları, kimliğinizin hem işlem sırasında hem sonraki sekiz yıl boyunca mevzuata uygun biçimde korunduğunu gösterir. Bu yazıda geçen terimlerin kısa tanımları için kuyumcu ve MASAK sözlüğüne bakabilirsiniz.
EksenGOLD'da müşteri kimlik verisi mesajlaşma uygulamalarında değil, erişimin yetkiyle sınırlandığı ve her erişimin kayda geçtiği tek bir arşivde tutulur, ayrıntısı KVKK yönetimi sayfasındadır; şubeye gelemeyen müşteriler için geliştirdiğimiz alternatif çözüm olan Hızlı Kimlik Tespiti ise beta aşamasındadır.
Kaynaklar
- 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun (md. 3, 4, 8, 13, 15)
- Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmelik (md. 4, 5, 6, 17, 18, 22, 26/A, 27, 46)
- 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (md. 3, 4, 5, 6, 7, 10, 11, 12, 17, 28)
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (md. 135 ila 138)
- 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (md. 230, 231, 232, 234)
- Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 514)
- Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 459) ve değişiklik tebliği (Sıra No: 575)
- Kişisel Verileri Koruma Kurulu, hizmetin açık rıza şartına bağlanması hakkında karar özeti
- Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 2019/294 sayılı karar özeti
- Kişisel Verileri Koruma Kurulu, 2026/347 sayılı ilke kararına ilişkin kamuoyu duyurusu
- MASAK, Şüpheli İşlem Bildirim Rehberi (Kıymetli Maden, Taş veya Mücevher Alım Satımıyla Uğraşanlar)
Not: Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki danışmanlık değildir. Eşik, süre ve tutarlar değişebilir; bağlayıcı olan yürürlükteki resmî mevzuattır.
-
Güncelleme notu (7 Ekim 2026): Bu yazıdaki MASAK kimlik tespiti eşiği, 7 Ekim 2026 tarihli ve 33393 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 11845 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile Suç Gelirlerinin Aklanmasının ve Terörün Finansmanının Önlenmesine Dair Tedbirler Hakkında Yönetmeliğin 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklik uyarınca 370.000 TL olarak güncellenmiştir. Karar, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanunun 27 nci maddesine dayanılarak alınmış ve yayımı tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kaynak: Resmî Gazete, 7 Ekim 2026, Sayı 33393. Değişikliğin ayrıntısı: kimlik tespiti eşiği 370.000 TL oldu.↩